Haber

Ekrem İmamoğlu Davası… CHP Grup Başkanvekili Günaydın: “Ekrem İmamoğlu’nu Bu Davaya Dahil Etmeye Çalışmak da A…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ‘ihaleye komplo’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nde görüldü. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, adliye önünde yaptığı açıklamada, “Ekrem İmamoğlu’nu yargılamaya doyamıyorlar. Olmaması gereken bir iddianamenin, olmaması gereken bir davanın ilk duruşmasından çıktık. Gerçekleşmemiştir.Ekrem İmamoğlu bu duruşmada da bu ihalede de icracı değildir.Rastgele bir formda imzası yoktur.Ekrem İmamoğlu’nu bu davaya dahil etmeye çalışmak da hukuk kaçamağıdır.Bütün bunlar en açık işaretlerdir. Sürecin siyasi olduğunu. Türkiye’de bu yollar denendi. Bu yollar deneyenlerin elinde hep patladı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında; Beylikdüzü Belediyesi’nin dönemine ilişkin ‘ihaleye fesat karıştırdığı’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün; İstanbul Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İmamoğlu için 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve “siyasi yasak” talep edilen davanın ilk duruşmasının ardından; CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, adliye önünde açıklamalarda bulundu. Günaydın dedi ki:

“EKREM İMAMOĞLU’yu yargılamaya doyamıyorlar”

“Bir Ekrem İmamoğlu davasından daha çıktık. Ekrem İmamoğlu’nu yargılamaya doyamıyorlar. Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediyesi’nin ilk yıllarında ihaleye hile karıştırdığı iddiasıyla soruşturma açıldı. Burada Danıştay iptal etti” Soruşturma izni.Çünkü iddiaların hepsi geçerli değildi.Öte yandan Süleyman Soylu başkanlığında İçişleri Bakanlığı tarafından İBB’ye 2020 yılından itibaren gönderilen mülki müfettişler bu davayı yeni bir şekle dönüştürdüler. hazırladıkları tutanağı savcılığa göndererek savcılığın incelemesine izin verdi ve iddianame hazırlandı ve bugün ilk duruşmayı yaptık, meslektaşlarımız da yargılandı.

“BÖYLE BİR İDDİA YAPILAMAZ”

Sorulara verdikleri cevaplar şöyle; İddia ettiğiniz gibi baştan ihale dokümanlarında olması gereken belgelerin olmaması lafta değil. Zarf açma raporunda bunu açıkça görebilirsiniz. Ayrıca daha sonra sunulması gereken belgeler, önceden sunulması gerekiyormuş gibi sunulamaz. Böyle bir iddianame düzenlenemez ve son olarak 250 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla ilgili arkadaşlarımız şunları söyledi: ‘O yıl asgari ücrete çok ciddi zam yapıldı, bu da yansıdı. Kamu zararı da yok.’

“İYİLEŞME 30 KASIM 2023 TARİHİNE ERTELENDİ”

Hukuki durumu şöyle özetleyelim. Ortada bir yanlışlık yok. Olmaması gereken bir iddianamenin, yapılmaması gereken bir yargılamanın ilk duruşmasından çıktık. Duruşma 30 Kasım 2023’e ertelendi. Ancak bu duruşmada da, bu ihalede de Ekrem İmamoğlu’nun sevk memuru olmadığını söyleyelim. Rastgele bir formda imzası yoktur. Bu nedenle Ekrem İmamoğlu’nu bu davaya, bu davaya dahil etmeye çalışmak tam bir hukuk manyağıdır.

“YENİ BİR SİYASİ YASAK GETİRMEK ÇALIŞMALARI İÇİNDELER”

Peki iddianameden ne istiyorlar? 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve yeni siyaset yasağı getirmeye çalışıyorlar. Tabloyu takip edeceğiz elbette. Ama şunu bilmeliyiz sevgili dostlar, bu Ekrem İmamoğlu’na açılan bir yığın davanın sadece son halkası. Bildiğiniz gibi ‘aptalca’ davasından dolayı 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyaset yasağı verildi. Bu süreç halen temyiz mahkemesinde derdesttir ve bu aşamadadır. Akabinde hakkında yürütülen terör soruşturması halen kovuşturmaya dönüşmedi. Buradan prestij suikastı yaparak benzer davaların, ihaleye dayalı davaların arka arkaya gelebileceğini takdir ediyoruz. Burada hukukçu arkadaşlarım tabii ki genel bir değerlendirme yapıyorlar, yapıyorlar. Ancak bilinmelidir ki bu bir siyasi komplo davasıdır. Onu açanların elinde patlayacak.

“BU YOLLAR TÜRKİYE’DE DENENMİŞTİR VE DENENLERİN ELİNDE HER ZAMAN BOŞA ÇIKMIŞTIR”

Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı’ndan alındı. Yerine İstanbul Valisi Ali Yerlikaya getirildi. Bugün İçişleri Bakanlığı avukatı davaya müdahil olma talebinde bulundu. Ali Yerlikaya’nın temsil ettiği bu bakanlık avukatının talebi bugün mahkeme tarafından kabul edildi. O andan itibaren İçişleri Bakanlığı, Bakanlık adına ve tabii ki davalıların aleyhine, davadan zarar gördüğünü iddia ederek bu davaya müdahil oldu. Şimdi herkese soralım. 250 bin lira kamu zararına uğradığı iddia edilen bir durumda İçişleri Bakanlığı’nın ihaleye fesat karıştırma tezinde nasıl bir müdahalesi ve hakkı var? Bütün bunlar sürecin siyasi olduğunun en açık işaretleridir. Türkiye’de bu yolların denendiğini bir kez daha söylüyorum. Bu yollar deneyenlerin elinde hep patladı.”

CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, davayla ilgili şunları söyledi:

“Duruşmada Ekrem Önderimizin avukatlarından Avukat Kemal Polat ve Avukat Nusret Yılmaz savunmalarını yaptılar. Diğer sanıklar adına avukat arkadaşlarımız Avukat Gencer Bey savunmalarını yaptılar. Önderliğimizin olup olmadığı konusunda bir şey diyemeyiz. Bir sonraki duruşmaya katılacak hukukçu arkadaşlarımız bu konudaki değerlendirmeyi yapacaklar, liderimizle görüşüp ona göre hareket edecekler.

“BU BİR HUKUK MÜCADELESİDİR”

Özellikle takip ettiğimiz bir alan değil. İşin hukuki ve politik yönlerini takip ederiz. 2015’te Beylikdüzü Belediye Başkanı iken, ihale makamı olmayan, harcama yetkisi olmayan bir Belediye Başkanı’nın açtığı ihale çok ilginç. 2022’de yazılan iddianameyle dava açmamız çok ilginç , 2020 yılında yürütülen bir soruşturma ile ve yine çok ilginç bir şekilde 2 yıl savcılıkta bekletildi. Biz de takip ediyoruz. Bu bir hukuk manyağı ve daha önce olduğu gibi kullananların elinde patlayacak.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu